Vizyondaki Filmler

Star Wars: Güç Uyanıyor: J.J Abrams’ın yönetmenliğinde çekilen ve serinin son filmi olan Lucasfilm ve vizyoner yönetmen J.J Abrams’ın güçlerini birleştirdiği Star Wars: Güç Uyanıyor filmiyle Star Wars serisi ekranlara geri dönüyor. Harrison Ford, Mark Hamill, Carrie Fisher, Adam Driver, Daisy Ridley, John Boyega, Oscar Isaac, Lupita Nyong’o, Andy Serkis, Domhnall Gleeson, Anthony Daniels, Peter Mayhew ve Max Von Sydow’un oynadığı filmde Kathleen Kennedy, J.J. Abrams ve Bryan Burk, Tommy Harper ve Jason McGatlin ile birlikte yardımcı yapımcılığı üstleniyor. Senaryo ise J.J. Abrams, Lawrence Kasdan ve Michael Arndt’e ait.
Kurbağa Krallığı: Kurbağa Kral, tarihlerindeki en heyecan verici etkinlik olan Kurbağa Olimpiyatları’nda en çok madalya alan sporcuyla kızını evlendireceğini duyurur. Buna hazırlıksız yakalanan ve bağımsız bir kişiliğe sahip olan Prenses kaderini kendi ellerine almak için firar eder. Erkek kurbağa gibi giyinerek halka karışır ve olimpiyatlara katılır. Halk pazarında sokak satıcısı olan Yağmur ve onun yardımcısı Küçük Ken ile arkadaş olur. Memnuniyetsiz müşterilerinden köşe bucak kaçan Yağmur bir anda kendini Kurbağa Olimpiyatları’nda bulur. Bu sırada, Kurbağa Kral prenses kayıp olduğu için kabus gibi günler geçirmekte ve kara kara kızını nasıl bulacağını düşünmektedir. Bu arada karallığı işgal etmek için plan yapan Yılan Kral, casuslarını Kurbağa Olimpiyatı’na sızdırır. Yağmur ve Prenses arkadaşlarını onları yarışmalardan önce tembel ve şişman yapmak için tutulan adamların tuzaklarından kurtarırlar. Prenses, cinsiyetinden ve onun kraliyet ailesinden biri olduğundan habersiz, keskin zekalı sokak satıcısı Yağmur’a gönlünü kaptırır fakat yarışmayı kazandıktan ve krallığı kurtardıktan sonra, Yağmur ve Küçük Ken kimseye haber vermeden krallığı terk ederler.
Pan: Peter 12 yaşında, bastırılamaz ölçüde asi bir mizaca sahip, yaramaz bir çocuktur. Fakat tüm hayatını geçirdiği Londra’nın kasvetli yetimhanesinde bunların tercih edilen nitelikler olduğu pek söylenemez. Sonra, inanılmaz bir gecede, Peter yetimhaneden kaçırılıp; korsanların, savaşçıların ve perilerin olduğu Neverland (Varolmayan Ülke) adında fantastik bir dünyaya götürülür. Peter orada bir yandan müthiş maceralarla karşılaşıp ölüm-kalım savaşları yaparken, bir yandan da kendisini çok uzun süre öne yetimhaneye bırakmış olan annesinin sırrını çözmeye ve bu sihirli topraklarda hakkı olan yerini bulmaya çalışır. Savaşçı Tiger Lily ve James Hook adındaki yeni bir arkadaşla takım oluşturan Peter’ın Neverland’i kurtarmak ve —sonsuza dek Peter Pan olarak anılacak hakiki bir kahraman olmak şeklindeki— gerçek yazgısını bulmak için acımasız korsan Blackbeard’ı yenmesi gerekmektedir.
Rüzgarın Hatıraları: Çekimleri İstanbul, Artvin ve Batum’da gerçekleştirilen film; çevirmen ve ressam Aram’ın, İkinci Dünya Savaşı döneminde, siyasi nedenlerle hayatını kurtarmak için İstanbul’dan kaçışını konu alıyor. Karadeniz’de Sovyet-Gürcistan sınırındaki bir orman köyünde sıkışıp kalan Aram için bu kaçış, çocukluğuna dair kayıp bir zamanın izlerini aramaya dönüşüyor. Dönemin siyasi ve kültürel atmosferi içinde; aşk, zaman, ölüm, sürgünlük, yurt, sınırlar, özgürlük ve yüzleşme temaları, belleğin geri dönüşü olmayan karanlık koridorlarına açılan kapılar olarak beliriyor Rüzgarın Hatıraları’nda.
Steve Jobs: Steve Jobs filmi, merkezindeki muhteşem adamın kişisel portresini resmetmek üzere bizi dijital devrimin perde arkasına götürüyor. Apple’ın öncü kurucusu Steve Jobs’u Michael Fassbender, Macintosh’un eski pazarlama müdürü Joanna Hoffman’ı ise Kate Winslet canlandırıyor. Apple’ın kurucu ortaklarından Steve Wozniak’ı Seth Rogen canlandırırken, Jeff Daniels ise Apple’ın eski CEO’su John Sculley rolünde.
Victor Frankenstein: Daniel Radcliffe ve James McAvoy, bu heyecan verici, dinamik ve efsanevi hikayede başrolleri paylaşıyorlar. Radikal bilim adamı Victor Frankenstein (McAvoy) ve keskin zekalı yardımcısı Igor Strausman, (Radcliffe) insanoğlunu ölümsüzlüğe götürmek için ortak bir vizyona sahiptiler. Ancak Victor’un deneyleri çok ileri gider ve bu saplantısı korkutucu sonuçlara yol açar. Sadece Igor arkadaşını deliliğin eşiğinden döndürebilir ve yarattığı canavardan onu kurtarabilir.
Aşka Özgürlük:Philedelphia’nın Oscar adayı senaristi Ron Nyswaner’ın kaleminden çıkan Aşka Özgürlük/Freeheld, 2008 senesinde Oscar ödülü alan kısa belgesele dayanıyor. Aşka Özgürlük, Laurel Hester ile Stacie Andree’nin gerçek aşk hikâyesiyle eşitlik, adalet ve medeni haklar mücadelesini anlatıyor. Takdir belgeli bir kadın komiser olan Laurel, kendisine dördüncü evrede kanser teşhisi konduğunda tazminatını eşi Stacie’ye devretmek ister. Ne var ki bölge yetkilileri bu talebe karşı çıkar. Tuttuğunu koparan bir dedektifle, bir aktivist Laurel ile Stacie’nin yanında yer alarak hem emniyet mensuplarını hem de sıradan vatandaşları harekete geçirecektir. Hem kişisel hem de siyasal bir mücadeleyi ele alan bu dokunaklı cesaret hikâyesi ilk gösterimini Eylül ayında Toronto Film Festivali’nde yaptı.
Life:Birçok kişinin merakla beklediği bir film olan LIFE, 1955 yılında Magnum fotoğrafçısı Dennis Stock (Pattinson)’un Life dergisi için oyuncu James Dean’in (DeHaan) fotoğraflarını çekmekle görevlendirilmesini ve zamanla gelişen dostluklarının hikâyesini anlatıyor. 26 yaşında olmasına rağmen yaşıtlarına göre kendisini daha yıpranmış hisseden Stock’un muhafazakâr hayatına, popüler kültürü değiştirecek ve gençlerin kalbini hızla attıracak James Dean girer. Life dergisi için çıkılan fotoğraf yolculuğu ikiliyi, Los Angeles’tan New York’a, oradan Indiana’ya kadar götürür. Dennis, New York’un baş döndürücü enerjisini geride bırakıp, Jimmy’nin büyüdüğü Indiana’ya geri dönüp, kökleriyle ilgili bir şeyler çekmeyi planlar. Stock, iyice ünlenecek olan bir yıldızın görüntülerini çektiğini sanırken hâlbuki James Dean’in hayatında göreceği son samimiyet ve sadelik anlarını çekiyordur. Bu süreçte Stock’un hayatı ise tamamen değişir ve aynı zamanda o çağın bazı en sembolik görüntüleri ortaya çıkar.

sinema
Macbeth: İlk kez yayımlanmasının üzerinden 400 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen en fazla uyarlaması yapılan eserlerden biri olan Macbeth, birçok sinemacının da yorumladığı bir klasik. William Shakespeare’in en meşhur kahramanlarından biri olan Macbeth, savaşın vurduğu İskoçya topraklarında geçen müthiş bir ihtirasın ve hırsın hikâyesi. Filmde, Macbeth’in hikâyesinin yeniden yorumlanışı gözleri kamaştıracak.sinema

Bir Cevap Yazın